Gerçek dijital yerliler: Sanal influencer’lar

1000 750 Vavien Creative

Özellikle 2020 ve 21’de büyük bir sıçrama yaşadığımız influencer pazarlama endüstrisinin küresel değeri, bugün 14 milyar dolara yaklaştı. 2022 itibarıyla 15 milyar dolar yatırım yapılacağı tahmin edilen influencer endüstrisinin 2028 yılına kadar 84,89 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Influencer pazarlamasında ivmelenerek büyüme beklentisinin sebebi, şimdi 20’li yaşların başındaki Z kuşağı üst yaş grubunun ilerleyen yıllarda 30’lar ve üstüne ulaşacak olması. Bu da müşterisi oldukları ürün ve hizmetleri çeşitlendirecek bir durum elbette. Z kuşağı asıl hedef kitle olmakla birlikte Y kuşağının %23’ü, X kuşağının %16’sı ve boomer’ların %9’unun sosyal medyada influencer’ları takip ettiği de kaydedilmiş. 

Z kuşağı ana kuşak haline gelip alfa kuşağı, yani çocuklarımız büyüdükçe işin rengi elbette bir kez daha değişecek. Yeni yeni kabul görmeye başlayan sanal influencer’ların da bu bayrak değişimleriyle ilerleyen yıllarda, Z ve alfa kuşakları açısından daha etkili olabileceği tahmin ediliyor. 

Bilgisayar destekli üretilen sanal influencer’lar, bir zamanlar deneysel bir şekilde başladıysa da artık ciddi bir yenilikçi mecra. Yapılan araştırma ve anketler, sanal influencer’ların “gerçek” influencar’lardan üç kat daha ilgi çekici olduğunu göstermiş. Bunun elbette birçok sebebi var zira insanlar gerçek insanların da ne kadar “gerçek” olduğunu bilemediklerini, sanal influencar’ların bu anlamda daha dürüst olduklarını ifade ediyor. Yani bir şekilde, insanların samimiyetsiz paylaşımları yerine kurgu olduğunu bildikleri şeylere daha çok güveniyorlar. Yapılan bir araştırma, 18-34 yaş arası kullanıcıların takip ettiği fenomenlerin üçte birinin sanal influencer’lardan oluştuğunu göstermiş. 

Sanal influencer’lar gerçekle sanal dünya arasında merak uyandıran bir çizgide yer alıyor. Üstelik dijital dünyanın tüm kurallarına hâkim olduklarından, takipçilerinin beklentilerini karşılamakta daha başarılılar. Elbette bu, gerçek influencar’ların sonu demek değil. Zira işini çok iyi yapan, takipçilerinin vazgeçilmezi birçok influencer var. Önümüzdeki birkaç yıl içinde gerçek ve sanal influencar’ların birlikte yer alacağı projelerin gelişmesi de bekleniyor. 

Samsung, Prada, Balenciaga, Dior, Chanel, Nike, Diesel, Calvin Klein, UGG, Puma gibi pek çok önemli marka, bunun sadece bir trend olmadığını görerek sanal influencer’lar ile birkaç senedir çalışıyor. Hatta kimi markalar kendi sanal karakterlerini de yaratmaya başladı. Renault, kendi sanal elçisi Liv’i, KFC de sanal karakteri Albay Sanders’ı tanıttı. 

Markalar neden sanal influencer’lar ile çalışmayı tercih etmeye başladı? 

Henüz sanal influencer pazarlamasına girmese de artık birçok marka, bu rüzgârdan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceği üzerinde kafa yormaya başladı. Pazarlamacıların çoğu, bugün pazarlama bütçeleri içinde -gerçek- influencer’lara yüzde 20’den fazla bütçe ayırıyor. 2022 yılında bu yüzde 20 içindeki sanal influencer payının artması ve yapay zekâ destekli sistemlerle daha az maliyetle, daha büyük kitlelere ulaşılması bekleniyor.

Yükselen bir trendi yakalama isteği elbette önemli ama markaların gözünde sanal influencer’ları cazip kılan özellikler daha önemli noktalara işaret ediyor:

  • Sanal Influencer’ların daha güvenli olması. Gerçek bir influencer’ın yaptığı bir gafın telafi edilmesi ya da hatalı çekimlerinin tekrarlanması gibi olumsuzluklar sanal fenomenlerde söz konusu değil.
  • Doğru influencer’ı bulabilme garantisi. Influencer seçiminde gerçek karakterde, insanın öngörülemez doğası nedeniyle yapılan seçimin artı yerine eksi hanesine yazılma ihtimali hiç de az değil. Oysa sanal influencer öyle değil; influencer üreten firmalar, sanal fenomenlerinin karakterlerini hedef tüketicilere hitap edecek şekilde belirleyebiliyor. Bu da marka imajının korunması açısından önemli. 
  • Düşük maliyetle büyük getiri imkânı. Teknoloji geliştikçe maliyetlerin düşmesi de markalara cazip gelen bir diğer etken.

Sanal influencer’lar sadece bir trend değil, dijital pazarlamanın geleceği. Yapay zekâ (AI), makine öğrenimi (ML) ve doğal dil işleme (NLP) teknolojileri geliştikçe, sanal etkileyiciler sorulara anında cevap verebilecek, gerçekliğe daha da fazla yaklaşabilecek. Elbette zaman içinde bu alanda da sorunlar oluşabilir. İlk akla gelenler; takipçilerin zamanla sıkılarak yeniden gerçekliğe dönmeyi tercih etme ihtimali, özgünlük ve olası yasal sorunlar…

Popüler örnekler

– İlk sanal influencer’lardan Lil Miquela, 2016 yılında 19 yaşında, Brezilya kökenli bir Amerikalı olarak tanıtıldı. İlk ortaya çıktığında gerçek mi yoksa sanal mı olduğu epeyce tartışılmıştı. 3 milyondan fazla Instagram takipçisi bulunan Miquela’nın birçok Spotify single’ı yayınlandı. Prada ve Samsung kampanyalarında yer alan Miquela, Calvin Klein için süper model Bella Hadid ile rol aldı. Vogue ve Guardian’da röportajları yayınlanan Lil Miquela, Time dergisinin “İnternetteki En Etkili 25 Kişi” listesinde Kanye West, Donald Trump, Rihanna gibi isimlerle birlikte anıldı. Lil Miquela’nın marka sponsorluğunu yaptığı sosyal medya paylaşımlarından post başına 8 bin 500 dolar gibi bir ücret aldığı tahmin ediliyor.

– 300.000’den fazla Instagram takipçisi olan Imma sanal influencer olmanın yanı sıra bir model aynı zamanda. Imma, Ikea, Porsche, Salvatore Ferragamo gibi markalarla ortaklıklarda rol aldı. Japon kültürüne büyük ilgi duyan sanal fenomen, özellikle Uzak Doğu’da sevilen bir karakter.

– Ürkütücü derecede gerçekçi görünüme sahip olan, cilt dokusu çevreye göre değişebilen Ayayi, çok yeni olmasına rağmen çok fazla ilgi topladı. Çıkar çıkmaz Guerlain dahil olmak üzere birçok lüks markayla çalıştı.

Aktivist sanal influencer’lar

  • Moda tutkunu Noonoouri kendini kürksüz, vegan ve feminizmi destekleyen bir aktivist olarak tanımlıyor. İşbirlikleri Dior, Valentino, Kim Kardashian’ın KKW Beauty markası ve Uluslararası Doğayı Koruma Birliğine kadar uzanıyor.
  • Knox Frost, Instagram’ın en etkili erkek sanal fenomenlerinden biri. ABD’nin Georgia eyaletindeki Atlanta bölgesinde yaşayan 21 yaşındaki Frost’un Instagram’da 800 bine yakın takipçisi var. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sanal fenomenle anlaşarak sosyal medya üzerinden salgında uyulması gereken kurallara ve aşılarla ilgili son gelişmelere ilişkin yanlış bilgilere karşı doğru bilgilendirilme yapılmasını sağlamıştı.

Türk sanal fenomenimiz

  • Aypera, tasarımcı Bager Akbay, bilim iletişimcisi Dr. Tevfik Uyar ve bilgisayar mühendisi Zeynep Nal Sezer tarafından yaratıldı. Aypera kendini “dijital insan” olarak tanımlıyor ve sadece kendini gerçekleştiriyor. Aypera’nın “Işıl Işıl” adlı bir single’ı da bulunuyor.